
Akşam üstü Denizli yönünden Aydın istikametine doğru ilerlerseniz havayı mutlak kokoreç kokuları saracaktır. İster istemez aracınızda bu kokoreç kokularını hatta yoğun dumanı soluyacaksınız. Seven var sevmeyen var, ne kadar sağlıklı olduğuda şüpheli, tıpkı yol boyunca satılan zeytin ve zeytinyağları gibi !!!!!
İlk durak Gencelli sağda keklik çiftliği tabelasını gördüğünüzde karayolunun sağı ve solu çakma zeytin ve zeytinyağcılarla dolu. Horsunlu girişi Alpet benzin istasyonu 300 mt geçiyorsunuz manzara aynı sağlı ve sollu olmak üzere. Kuyucak trafik ışıklarını geçip PO benzin istasyonuna varıncaya kadar 12 adet sergi sayabildim sıra sıra yağlar ve zeytin dolu petler gün ışığını kesmişlerdi.
Ben Atça’yı çilek festivallerinden tanır ve bilirdim ama meğer öyle değilmiş,çakma zeytin ve zeytinyağı festivali için aday beldemiz olmuş da haberimiz yokmuş!!!!! Sultanhisar girişini süsleyen yağ petleri orjinal görüntü veriyor.
Umurlu girişinden önce organize sanayi bölgesinin karşısında çam ağaçları ile kaplı yol boyu güzel bir alan var, alan güzel de alanı dolduranlar çakmacı yağcılar !!!!
Bunlar tadım paneline ulaşmaya çalışırken gördüklerim,özellikle yer belirttim ki Tarım ilçe müdürlüğü elemanları çok aradık ama bulamadık demesinler !!!!!
Birde Çine girişinde tamamen tesadüf eseri benzin almak için girdiğim Opet Sabuncular petrol istasyonu daha ileri gitmiş , madeni yağların yanına zeytini de eklemiş , süper fikir !!!!!!! reyonda ne ararsan var...
Aydın iline has görüntüler değil elbet ,zeytin yetişen her yöreye ait zenginliklerimiz !!!
Yol bu, git git bitmiyor, buralara kadar gelmişken Osman Menteşe' ye uğramadan geçmek olmaz. Hava sıcak, araç göstergesi dışarıda 40 C gösteriyor. Asfalt erimiş resmen virajlarda araba kayıyor zor zaptediyorum. İçim de yanmış Yatağan a girmek üzereyim, uzun zamandır Yatağan’dan geçmemiştim, güzelleşmiş tekrar yeşil özelliğini kazanmış görünüyor. Yatağan içinden geçerken birde ne göreyim aaaa pazar yeri kurulmuş, taze meyveler, sebzeler, kuru gıdalar, peynirciler ve vazgeçilmezimiz çakma zeytin ve zeytinyağcılarımız. Köylüler bir yere kadar anlaşılıyor diyebilirsiniz fakattttttt burada peynircilerde pet şişelerde yağ satıyorlar. Sordum kaç lira? “Hocam bulamazsın böyle yağ 7.00 satıyorum ama sana 6.00 TL olur” Sanki babasının oğluyum ya hemen indirdi fiyatı :))))) peki içindeki ne yağı pek zeytinyağına benzemiyor diye sorunca cevap yok !!!
Adresini soracak arkadaşlar ,kendilerini artık biliyorlar ; Ahmet TOKSÖZ caddesi üzerine kurulan cumartesi pazar yeri,adrese teslim yani !!!!! Haaa bu arada 2009/8962 sayı var elimde Yatağan’ın plaka numarası değil, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Yatağan ilçesi suç bildirim numarası !!!!!!! belki takip etmek isteyen arkadaşlarım olabilir diye yazdım.
Osman Menteşe bu arada çiftlikte beni bekliyor, sıcaklığın verdiği bunalım ile zar zor buluyorum çiftliği Sayın Menteşe yol tarif ediyor, köy meydanından sola sap, devam et trafoyu görünce sağa dön. Köy meydanını geçiyorum ama önüme gelen üç yol ağzı :))) hangisine gireyim? Soldan devam ediyorum şans benim yanımda trafoyu gördüm döndüm sağa git git bitmiyor sıcak ve tozlu topraklı taşlı yol, gözümde büyüyor nihayet göz yordamı ile buluyorum çiftliği tabela yok, romorkun üzerinde yazan isimlerden tahmin ediyorum. Sayın Menteşe ile zeytincilik üzerine konuşuyoruz zaman nasıl geçiyor anlamıyoruz. Ama sayın Osman MENTEŞE yılmış, tükenmiş durumda kavgalardan bıkmış. Ödül almak ona yolun sonu gibi görünüyor aman ha, arkadaşlar destek olalım daha yeni başlıyoruz.Akşam üzeri ayrılıyorum yanından, rota Didim...
Bafa gölü kıyısında serinliyor hava , yol çalışmaları var ,bölünmüş yollar yapılıyor çok doğru bir terim !!! yollar yapılıyor ZEYTİNLİKLER bölünüyor yok ediliyor.Bafa gölünün kenarında uzanan yolun sağı ve solu yol kenarına kadar zeytinliklerle dolu , çalışma başlamış ne olacak diye soruyorum kendi kendime , zeytinliklerin üzerine viyadük yapamayacaklarına göre kesecekler tabi nasıl olsa göze batmaz diyecekler......Bu konuda da duyarlı olalım sesimiz çıksın !!!
Karacabel tüneli girişinin önü Çakma zeytinyağı bahçesi çeşit çeşit. Şaşırdım, sarı, kahverengi, yeşil renkli yağlar var, yağ teknolojisi ilerlemiş demek ki. Mümtaz Hoca’mdan akıl almış olabilirler :)))) Hepsi de LABRANDA yağı diye satılıyor. Ankara’da fuarda o köyden yağ getirmişlerdi kooperatif yağı idi burada satılanlara benzemiyor bilin istedim. Milas- Didim arasında Akgün Restaurant var yağ bayii mi lokanta mı ayıramıyorsunuz.
Milas - Söke yolunun Didim ayırımında otobüs durağı için yapılmış bir yapı var, hani yolcular yağmurdan, güneşten korunsun diye durak yaparlar ya o cinsten bir şey. Ama gelin görün ki adamlar zeytin ve zeytinyağı satış ofisi yapmışlar, asıl yolcularda güneş altında bekleşiyorlar, görmedim duymadım bilmiyorum derseniz yakında evinizden sizleri çıkarıp çakma zeytin ve zeytinyağı satacaklar haberiniz ola, duyduk duymadık demeyin sonra...
Olaylar o kadar hızlı gelişti ki sizlere Kuşadası Değirmen Çiftliği’ni, Selçuk'ta ki Efes Köftecisini, Şirince yağlarını, Tariş-İzmir Sertifika törenini yazamadım. Hiç mi iyi bir şey yok diyen arkadaşlarımız var, doğrudur iyilerde var, yazılanlar sonrası iyi olanlarda var. Zeytinyağlarında isim kullanmamaya özen gösteriyorum ki reklâm olmasın, bu seferde reklam yapılıyor diye serzenişte bulunanlar çıkacaktır.
Sayın Osman Menteşe'nin çiftliğinden ayrıldıktan sonra geceyi Didim de bir arkadaşımın yanında geçirdim. Sabah erkenden Kuşadası - Davutlar yolu üzerinde bulunan Değirmen Çiftliğine Gürsel TONBUL hanımı ziyaret amacı ile uğradım. Günlük yaşanan olaylardan konuştuk, çiftliğinde ağırladığı gönüllü çalışma grubu üzerinde konuşmaya fırsat bulamadan kendisi, oğlunun geçirdiği bir kaza üzerine Antalya ya gitmek üzere ayrıldı. Geçmiş olsun dileklerimi bir kez daha iletiyorum. Gece çiftlikte gönüllü çalışma grubundaki arkadaşlarla geç vakitlere kadar konuştuk. Değirmen çiftliğinin Müdürü Sayın Hamit ÇAM arkadaşıma da sonsuz teşekkürler ediyorum. Değirmenin güzel restoranında zeytinyağlı mezeler eşliğinde şaraplarımızı yudumladık.
Ertesi gün Selçuk'ta aday tadım panelindeki arkadaşımız Ahmet Bey ile bir araya geldik. Selçuk parkında otururken heykeltıraş Mehmet AKSOY ile tanışma fırsatım oldu, hep beraber OVA'L yumurta süslemeciliği sergisini gezdik. 30 Temmuza kadar Efes Müzesi’nde sergileniyor tavsiye ederim. 26 ağustos 12.30’da ise Mehmet AKSOY beyin yaptığı, Selçuk’ta bulunan kurtuluş savaşı adımlarını simgeleyen heykelin gölgesindeki Atatürk'ü mutlaka görün. İsa Bey Caddesi No: 2 de bulunan EFES KÖFTECİSİ’ne gidin ama zeytinyağlı yemekler yiyin, harika zeytinyağı tadın. Bozuk olmayan yağ tattığım tek yer oldu diyebilirim.
Öğleden sonra ŞİRİNCE ye çıktık, güzel bir köy, Sevan NİŞANYAN çok şeyler katmış ama bir o kadar da sevilmiyor daha doğrusu köye katkılarından dolayı çekememezlik var. Kaçak inşaatçı diye söz ediyorlar kendisinden fakat köyü görmeden karar vermeyin. Emeklere yazık etmeyin derim. Çöl içinde vaha nasıl olursa öylede olmuş.
Matematik köyünü de gezdik, ama uzaktan bakınca görünmüyor yeraltı şehri gibi. Tam karşısında kayalara kaya mezarı yapıldığı söyleniyor :)))) Sevan NİŞANYAN kendi oyma kaya mezarını yapıyor deniyor, bilmiyorum ama güzel reklâm olmuş, herkes ondan bahsediyor. Köy içerisinde Zeytinyağları var markaları var üretim tarihleri var ama yağlar bayatlamış sıcaktan bozulmuş. Orada da beyaz şişe var. Dolaşırken 12 yaşlarında bir çocuğa sorduk nedir bunlar diye? Aldığımız cevap şu; “Tarım ilçe müdürlüğünün pet şişeyi yasakladığını söylüyor ve cam şişenin sağlıklı olduğundan bahsediyor”. Demek ki herkes biliyor ama gereğini yapmıyor sonuç bu…
Son olarak Şirince den ayrılırken arkadaşımız Ahmet Bey Mürver şurubu diye bir şey içirdi, yol üzerinde bir kır lokantasında içtik, tatlı şerbet gibi bir şey. Bir ağacın çiçeklerinden elde ediliyormuş. Soğuk içince şerbet tadı var. Ahmet Beye katkı ve yardımlarından, ilgisinden dolayı teşekkür ederim. Akşam üzeri Selçuk’tan ayrılarak İzmir'e geçtim. Tariş tesislerinde Zeytinyağı Tadımına katılanlara verilecek sertifika töreni vardı.
Önceden organize edildiği her halinden belli olan bir tören oldu, orada olduğumdan memnun olmayan insanlar vardı, öyle hissettim. AAAA sizde mi gelecektiniz? sizi beklemiyorduk sözleri hislerimde yanılmadığımı gösterdi. En son sertifika bana verildi :))))) Sayın Cahit ÇETİN, Sayın Mustafa Tan, Sayın Ümmühan TİBET hanım ve Yeniasır medya grubu ve Deulcom yetkilisi konuşmalar yaptı, sorun yokmuş gibi davranıldı. Ama asıl ilginç olan sanki eğitim teknik olarak verildi de scala belli oldu, iki göstermelik isim ortaya atıldı, çığlıkların bile sahte olduğu çok belli oluyordu. Ortaya verilen 2 isim Tariş tadımcıları ile tadım yapacaklarmış oldu tabi inandık. Hele bir sahne vardı anlatması nasıl olur bilemiyorum ama hani üniversitede kep törenleri yapılır ve kepler hep birlikte havaya atılır kutlamalar yapılır ya aynen öyle, İsmi açıklanan bayan katılım sertifikasını havaya fırlattı :))) Bunun bir kıstas olmadığı açıklansa idi diğer insanların “aaa biz kazanamadık” homurtuları olmazdı. Orada bulunmamın asıl nedeni Sayın Mustafa TAN ile görüşmekti onu da başardım. Ayak üstüde olsa 15 dakika kadar konuştuk, incelik ve nezaketinden ötürü sayın Mustafa TAN'a teşekkür ediyorum. Yemek ve çay davetine, acil olarak ayrılmam gerektiğinden olumlu yanıt veremedim belki ama, yine de inceliktir. Her şey ilklerle başlar.!!!!! Baştan şunu söyleseler biz Zeytinyağını tanıtacağız, gerisi hikâye kimse inanmasın iş bulacağız, adam avutacağız demesinler. Tariş’te değişime başlanmalı! Koltuklarda ne var da kalkılamıyor anlamıyorum. Gençlerin önünü açmak gerekiyor.
Serdar Öçten ÜNSAL
Zeytindost/Kuşadası20 Temmuz 2009, Pazartesi
İlk durak Gencelli sağda keklik çiftliği tabelasını gördüğünüzde karayolunun sağı ve solu çakma zeytin ve zeytinyağcılarla dolu. Horsunlu girişi Alpet benzin istasyonu 300 mt geçiyorsunuz manzara aynı sağlı ve sollu olmak üzere. Kuyucak trafik ışıklarını geçip PO benzin istasyonuna varıncaya kadar 12 adet sergi sayabildim sıra sıra yağlar ve zeytin dolu petler gün ışığını kesmişlerdi.
Ben Atça’yı çilek festivallerinden tanır ve bilirdim ama meğer öyle değilmiş,çakma zeytin ve zeytinyağı festivali için aday beldemiz olmuş da haberimiz yokmuş!!!!! Sultanhisar girişini süsleyen yağ petleri orjinal görüntü veriyor.
Umurlu girişinden önce organize sanayi bölgesinin karşısında çam ağaçları ile kaplı yol boyu güzel bir alan var, alan güzel de alanı dolduranlar çakmacı yağcılar !!!!
Bunlar tadım paneline ulaşmaya çalışırken gördüklerim,özellikle yer belirttim ki Tarım ilçe müdürlüğü elemanları çok aradık ama bulamadık demesinler !!!!!
Birde Çine girişinde tamamen tesadüf eseri benzin almak için girdiğim Opet Sabuncular petrol istasyonu daha ileri gitmiş , madeni yağların yanına zeytini de eklemiş , süper fikir !!!!!!! reyonda ne ararsan var...
Aydın iline has görüntüler değil elbet ,zeytin yetişen her yöreye ait zenginliklerimiz !!!
Yol bu, git git bitmiyor, buralara kadar gelmişken Osman Menteşe' ye uğramadan geçmek olmaz. Hava sıcak, araç göstergesi dışarıda 40 C gösteriyor. Asfalt erimiş resmen virajlarda araba kayıyor zor zaptediyorum. İçim de yanmış Yatağan a girmek üzereyim, uzun zamandır Yatağan’dan geçmemiştim, güzelleşmiş tekrar yeşil özelliğini kazanmış görünüyor. Yatağan içinden geçerken birde ne göreyim aaaa pazar yeri kurulmuş, taze meyveler, sebzeler, kuru gıdalar, peynirciler ve vazgeçilmezimiz çakma zeytin ve zeytinyağcılarımız. Köylüler bir yere kadar anlaşılıyor diyebilirsiniz fakattttttt burada peynircilerde pet şişelerde yağ satıyorlar. Sordum kaç lira? “Hocam bulamazsın böyle yağ 7.00 satıyorum ama sana 6.00 TL olur” Sanki babasının oğluyum ya hemen indirdi fiyatı :))))) peki içindeki ne yağı pek zeytinyağına benzemiyor diye sorunca cevap yok !!!
Adresini soracak arkadaşlar ,kendilerini artık biliyorlar ; Ahmet TOKSÖZ caddesi üzerine kurulan cumartesi pazar yeri,adrese teslim yani !!!!! Haaa bu arada 2009/8962 sayı var elimde Yatağan’ın plaka numarası değil, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Yatağan ilçesi suç bildirim numarası !!!!!!! belki takip etmek isteyen arkadaşlarım olabilir diye yazdım.
Osman Menteşe bu arada çiftlikte beni bekliyor, sıcaklığın verdiği bunalım ile zar zor buluyorum çiftliği Sayın Menteşe yol tarif ediyor, köy meydanından sola sap, devam et trafoyu görünce sağa dön. Köy meydanını geçiyorum ama önüme gelen üç yol ağzı :))) hangisine gireyim? Soldan devam ediyorum şans benim yanımda trafoyu gördüm döndüm sağa git git bitmiyor sıcak ve tozlu topraklı taşlı yol, gözümde büyüyor nihayet göz yordamı ile buluyorum çiftliği tabela yok, romorkun üzerinde yazan isimlerden tahmin ediyorum. Sayın Menteşe ile zeytincilik üzerine konuşuyoruz zaman nasıl geçiyor anlamıyoruz. Ama sayın Osman MENTEŞE yılmış, tükenmiş durumda kavgalardan bıkmış. Ödül almak ona yolun sonu gibi görünüyor aman ha, arkadaşlar destek olalım daha yeni başlıyoruz.Akşam üzeri ayrılıyorum yanından, rota Didim...
Bafa gölü kıyısında serinliyor hava , yol çalışmaları var ,bölünmüş yollar yapılıyor çok doğru bir terim !!! yollar yapılıyor ZEYTİNLİKLER bölünüyor yok ediliyor.Bafa gölünün kenarında uzanan yolun sağı ve solu yol kenarına kadar zeytinliklerle dolu , çalışma başlamış ne olacak diye soruyorum kendi kendime , zeytinliklerin üzerine viyadük yapamayacaklarına göre kesecekler tabi nasıl olsa göze batmaz diyecekler......Bu konuda da duyarlı olalım sesimiz çıksın !!!
Karacabel tüneli girişinin önü Çakma zeytinyağı bahçesi çeşit çeşit. Şaşırdım, sarı, kahverengi, yeşil renkli yağlar var, yağ teknolojisi ilerlemiş demek ki. Mümtaz Hoca’mdan akıl almış olabilirler :)))) Hepsi de LABRANDA yağı diye satılıyor. Ankara’da fuarda o köyden yağ getirmişlerdi kooperatif yağı idi burada satılanlara benzemiyor bilin istedim. Milas- Didim arasında Akgün Restaurant var yağ bayii mi lokanta mı ayıramıyorsunuz.
Milas - Söke yolunun Didim ayırımında otobüs durağı için yapılmış bir yapı var, hani yolcular yağmurdan, güneşten korunsun diye durak yaparlar ya o cinsten bir şey. Ama gelin görün ki adamlar zeytin ve zeytinyağı satış ofisi yapmışlar, asıl yolcularda güneş altında bekleşiyorlar, görmedim duymadım bilmiyorum derseniz yakında evinizden sizleri çıkarıp çakma zeytin ve zeytinyağı satacaklar haberiniz ola, duyduk duymadık demeyin sonra...
Olaylar o kadar hızlı gelişti ki sizlere Kuşadası Değirmen Çiftliği’ni, Selçuk'ta ki Efes Köftecisini, Şirince yağlarını, Tariş-İzmir Sertifika törenini yazamadım. Hiç mi iyi bir şey yok diyen arkadaşlarımız var, doğrudur iyilerde var, yazılanlar sonrası iyi olanlarda var. Zeytinyağlarında isim kullanmamaya özen gösteriyorum ki reklâm olmasın, bu seferde reklam yapılıyor diye serzenişte bulunanlar çıkacaktır.
Sayın Osman Menteşe'nin çiftliğinden ayrıldıktan sonra geceyi Didim de bir arkadaşımın yanında geçirdim. Sabah erkenden Kuşadası - Davutlar yolu üzerinde bulunan Değirmen Çiftliğine Gürsel TONBUL hanımı ziyaret amacı ile uğradım. Günlük yaşanan olaylardan konuştuk, çiftliğinde ağırladığı gönüllü çalışma grubu üzerinde konuşmaya fırsat bulamadan kendisi, oğlunun geçirdiği bir kaza üzerine Antalya ya gitmek üzere ayrıldı. Geçmiş olsun dileklerimi bir kez daha iletiyorum. Gece çiftlikte gönüllü çalışma grubundaki arkadaşlarla geç vakitlere kadar konuştuk. Değirmen çiftliğinin Müdürü Sayın Hamit ÇAM arkadaşıma da sonsuz teşekkürler ediyorum. Değirmenin güzel restoranında zeytinyağlı mezeler eşliğinde şaraplarımızı yudumladık.
Ertesi gün Selçuk'ta aday tadım panelindeki arkadaşımız Ahmet Bey ile bir araya geldik. Selçuk parkında otururken heykeltıraş Mehmet AKSOY ile tanışma fırsatım oldu, hep beraber OVA'L yumurta süslemeciliği sergisini gezdik. 30 Temmuza kadar Efes Müzesi’nde sergileniyor tavsiye ederim. 26 ağustos 12.30’da ise Mehmet AKSOY beyin yaptığı, Selçuk’ta bulunan kurtuluş savaşı adımlarını simgeleyen heykelin gölgesindeki Atatürk'ü mutlaka görün. İsa Bey Caddesi No: 2 de bulunan EFES KÖFTECİSİ’ne gidin ama zeytinyağlı yemekler yiyin, harika zeytinyağı tadın. Bozuk olmayan yağ tattığım tek yer oldu diyebilirim.
Öğleden sonra ŞİRİNCE ye çıktık, güzel bir köy, Sevan NİŞANYAN çok şeyler katmış ama bir o kadar da sevilmiyor daha doğrusu köye katkılarından dolayı çekememezlik var. Kaçak inşaatçı diye söz ediyorlar kendisinden fakat köyü görmeden karar vermeyin. Emeklere yazık etmeyin derim. Çöl içinde vaha nasıl olursa öylede olmuş.
Matematik köyünü de gezdik, ama uzaktan bakınca görünmüyor yeraltı şehri gibi. Tam karşısında kayalara kaya mezarı yapıldığı söyleniyor :)))) Sevan NİŞANYAN kendi oyma kaya mezarını yapıyor deniyor, bilmiyorum ama güzel reklâm olmuş, herkes ondan bahsediyor. Köy içerisinde Zeytinyağları var markaları var üretim tarihleri var ama yağlar bayatlamış sıcaktan bozulmuş. Orada da beyaz şişe var. Dolaşırken 12 yaşlarında bir çocuğa sorduk nedir bunlar diye? Aldığımız cevap şu; “Tarım ilçe müdürlüğünün pet şişeyi yasakladığını söylüyor ve cam şişenin sağlıklı olduğundan bahsediyor”. Demek ki herkes biliyor ama gereğini yapmıyor sonuç bu…
Son olarak Şirince den ayrılırken arkadaşımız Ahmet Bey Mürver şurubu diye bir şey içirdi, yol üzerinde bir kır lokantasında içtik, tatlı şerbet gibi bir şey. Bir ağacın çiçeklerinden elde ediliyormuş. Soğuk içince şerbet tadı var. Ahmet Beye katkı ve yardımlarından, ilgisinden dolayı teşekkür ederim. Akşam üzeri Selçuk’tan ayrılarak İzmir'e geçtim. Tariş tesislerinde Zeytinyağı Tadımına katılanlara verilecek sertifika töreni vardı.
Önceden organize edildiği her halinden belli olan bir tören oldu, orada olduğumdan memnun olmayan insanlar vardı, öyle hissettim. AAAA sizde mi gelecektiniz? sizi beklemiyorduk sözleri hislerimde yanılmadığımı gösterdi. En son sertifika bana verildi :))))) Sayın Cahit ÇETİN, Sayın Mustafa Tan, Sayın Ümmühan TİBET hanım ve Yeniasır medya grubu ve Deulcom yetkilisi konuşmalar yaptı, sorun yokmuş gibi davranıldı. Ama asıl ilginç olan sanki eğitim teknik olarak verildi de scala belli oldu, iki göstermelik isim ortaya atıldı, çığlıkların bile sahte olduğu çok belli oluyordu. Ortaya verilen 2 isim Tariş tadımcıları ile tadım yapacaklarmış oldu tabi inandık. Hele bir sahne vardı anlatması nasıl olur bilemiyorum ama hani üniversitede kep törenleri yapılır ve kepler hep birlikte havaya atılır kutlamalar yapılır ya aynen öyle, İsmi açıklanan bayan katılım sertifikasını havaya fırlattı :))) Bunun bir kıstas olmadığı açıklansa idi diğer insanların “aaa biz kazanamadık” homurtuları olmazdı. Orada bulunmamın asıl nedeni Sayın Mustafa TAN ile görüşmekti onu da başardım. Ayak üstüde olsa 15 dakika kadar konuştuk, incelik ve nezaketinden ötürü sayın Mustafa TAN'a teşekkür ediyorum. Yemek ve çay davetine, acil olarak ayrılmam gerektiğinden olumlu yanıt veremedim belki ama, yine de inceliktir. Her şey ilklerle başlar.!!!!! Baştan şunu söyleseler biz Zeytinyağını tanıtacağız, gerisi hikâye kimse inanmasın iş bulacağız, adam avutacağız demesinler. Tariş’te değişime başlanmalı! Koltuklarda ne var da kalkılamıyor anlamıyorum. Gençlerin önünü açmak gerekiyor.
Serdar Öçten ÜNSAL
Zeytindost/Kuşadası20 Temmuz 2009, Pazartesi

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder