14 Eylül 2009 Pazartesi

ANKARA ORGANİK GIDA PAZARI



Uzun zamandır ilk defa , yaşadığım kenti böylesine ucuz ve aciz görmemiştim. Ankara düzenli bakımlı , herşeyden önce üniversitelerin öğrenci potansiyelleri ve kamu kurumlarının personelleri yüzünden kültürlü sosyal bir şehirdir.Sürekli şehir dışında yaşamaya alışmaktan olsa gerek aylardan beri ilk defa bir hafta sonunu Ankara da geçiriyordum.Havanın kapalı ve yağmurlu olması etkilememişti, ne de olsa Sonbahar yağmurlarına alışkın bir kentin sokaklarını severek adımlıyordum.


Biliyorsunuz , Ankara da 2-3-4 Ekim 2009 tarihinde Zeytindostu Derneği , Ankara Üniversitesi ve ONAOO işbirliği ile bir Zeytinyağı Tadım Panelistleri Eğitimi gerçekleştirilecek.Aynı zamanda bu yıl düzenlenen fotoğraf yarışmasında dereceye giren ve şu an İzmir de sergilenen fotoğrafların Ankara da da sevenleri ile buluşmasını sağlamak için çaba gösteriyoruz.


Murat KÜÇÜKÇAKIR hocamında dediği gibi bugün zeytin için ne yapabilirim düşüncesi ile Ayrancı semtinde bulunan Organik Ürün Pazarını ziyarete gittim.Burada her çeşit Organik ürün satışı yapıldığını duymuştum fakat bir türlü gitmek nasip olmamıştı. Çankaya Belediyesine ait Ayrancı pazarı olarak hizmet gören yapı içerisinde pazar günleri Çankaya Belediyesi Denetiminde !!!!!! organik ürün satışı yapılıyor. Aklınıza ne gelirse meyve ,sebze ,reçel ,bal ,zeytin, zeytinyağı,ekmek,baharatlar vs vs.hani yok yok diyecek cinsten.Orada zeytinyağı satan insanlar ile görüşüp sattıkları ürünün ne olduğunu nasıl pazarlanması gerektiğini saklama koşullarını ve en önemlisi Ankara tadım eğitimini anlatıp, pazarladıkları ürün hakkında yeterli bilgi almalarını sağlamaktı. Zeytin için bugün bunları yapacaktım.


Daha pazar yerine girerken düzen ve intizamın olmayışı içime kurt düşürmüştü, hep yanlış yapmayı seven insanlarız ya, yazacak konuda bolca çıkıyor.Pazara girdiğinizde tezgahların üzerinde rengarenk meyve ve sebzeler,ışıltılı ambalajlar sizleri karşılıyor. Tezgahların üzerinde satılan ürünlerin Organik Ürün Belgeleri var !!!!! Bu belgelere dayanılarak satış yapılıyor.Bu pazar yerini geçen hafta da TARIM BAKANLIĞI !!!!!!!!!!!! denetlemiş.Artık o kadar yanlışlarını gördüm ki vatandaş olarak bu ülkenin gıda sektöründe hiç bir yere varamayacağını anladım. Alo 174 şikayet hattı sadece göstermelik kurulmuş ve kamu vicdanını rahatlatmaya yönelik , kendi egolarını tatmin etmeye hizmet ediyor.Çalışanlar görevlerini yapmıyorlar,kimse sorumluluk almıyor her iş savsaklanıyor.


Bugüne kadar buradan Tarım Bakanlığı hakkında birçok mail gönderdim, hiç bir allahın kuluda çıkıp ya ne oluyor vatandaş bizi çalışmamakla itham ediyor sorun ne demiyor.Yakında Tarım Bakanlığına bağlı bütün il ve ilçe müdürleri hakkında görevlerini kötüye kullanmaktan haklarında savcılıklara suç duyurusunda bulunacağım.


Gelelim pazar yerindeki ürünlere;
Organik sertifikasında yazan ürünleri kontrol ediyorum , (X) ürünü yazıyor fakat tezgahta (Y) ürünü var, zeytinyağlarında etiket sorunu halen devam ediyor, %1 etiketleri var , bazılarında da etiket yok hayret ettim , yanlızca zeytinyağı yazıyor.Yağlar akmış ürünler toz içerisinde, zeytinyağlarının renkleri atmış düzgün ürün yok !!!! Aksiliklerin tamamını satıcılar ile tek tek görüştüm yaptıkları yanlışlıkları anlattım ve her birine tadım eğitimi için broşür verdim.Bir kaç tezgah dışında geri kalanı geçer not almadı.O bir kaç tezgahta da satılan ürünlerin güneş ışığından ısıdan etkilenmiş olduklarına eminim.Ayrıca pazarın denetiminden sorumlu olan Ziraat Mühendisi sayın Gökçen hanım ilede konuşarak yanlışları aktardım bana verdiği cevapta geçen hafta tarım Bakanlığı elemanları tarafından denetlendikleri oldu. !!!!!


Şimdi buradan Organik Ürün Üretimi yapan firmalara sesleniyorum;
Bu tür pazar yerlerini hiç gezdiniz mi ? Ürünlerimiz hangi koşullarda , nasıl ve kimler tarafından satılıyor dediniz mi ? Önce bu soruları yanıtlayın , cevabınızı verdiğinizde ; o pazar yerlerine hiç biriniz ürününüzü sokmayacağınıza garanti ediyorum.Çalışıp çabalayıp marka yaratıyorsunuz paralar harcıyorsunuz bir yandan da sattığı üründen anlamayan, sırf para kazanma hırsından dolayı ürün satan insanlarla çalışıp ürünlerinizin kalitesini yerlere seriyorsunuz.Eminim bir çok firma sahibininde bu pazarlarda ürünlerinin satıldığından haberi yoktur. Genleşip mantarlarından yağ kaçıran tozlu zeytinyağlarını kim alır ? pazar tezgahlarında yan yatırılmış şişelerdeki yağlar kime hitap edebilir ? Pazarda malları satılan üreticilerimizin % 80 ni tanıyorum ve onlar adına inanın çok üzülüyorum , zaman ,para, emek hep boşa gidiyor.
Bu hafta sonu o pazar yerine giderek kendilerini ikaz ettiğim firmaları düzeltme yapmadıkları takdirde , isimlerini tek tek yayınlayacağım.


Kimse kusura bakmasın İÇİMİZDEKİLER den olmanızı istemiyorum ve anlayışla karşılayacağınızı umuyorum.


Zeytin adına çıktığım bu yolda doğruları paylaşmaya devam edeceğim.


Saygılarımla
Serdar Öçten ÜNSAL Zeytindost/Ankara
0 537 660 42 26

11 Eylül 2009 Cuma

02-04 EKİM 2009 ANKARA ZEYTİNYAĞI TADIM EĞİTİMİ


Zeytindostları Dikkatine,
Zeytinyağı ve Prina Yağı Tebliği'nin tadım kriterleri maddesi yasal olarak yürürlüğe girmesine yaklaşık 1 yıl kaldı .03 Ağustos 2010 tarihinden itibaren tüm zeytinyağı sektörü zeytinyağı tadım kriterlerine uymakla yükümlüdür. Bilinçsiz yapılan üretim nedeniyle ülkemiz yağlarının bir bölümü tadım kriterlerine uymamaktadır.Bu nedenle tebliğ yürürlüğe girdiğinde tadım kriterlerinin teknik detaylarını takip etmeyen firmalarımızı bazı engeller beklemektedir.2010 tarihinden itibaren denetimlerde zeytinyağı tadım analizleri tadım panelleri marifetiyle yapılacaktır ve şu anki haliyle piyasadaki zeytinyağların bir kısmının ceza alması kaçınılmaz olacaktır. Son yıllarda zeytinyağı üretiminin artması kaliteye ağırlık verilmesini zorunlu kılmıştır. Ancak uluslararası normlara uygun kimyasal özelliklerin sağlanması yeterli olmayacak ve firmaların tadım kriterlerine uygun zeytinyağı üretmeleri zorunluluk olacaktır. Bu nedenle zeytinyağı sektörümüzün bu süreçte zararlı çıkmaması için Zeytinyağı tadım eğitimlerini sezon öncesinde tamamlaması ve yeni sezonda kriterlere uygun üretim yapması faydalı olacaktır. Şu ana dek eğitim almamış olan tüm zeytindostlarımız için 2009 yılı eğitimlerine 02-04 Ekim tarihlerinde Ankara Zeytinyağı Tadım Eğitimi ile devam ediyoruz. Kursiyer sayımız sınırlı olup kayıtlarımız başlamıştır. Eğitim bilgileri aşağıda belirtilmiştir.


Zeytindostu Ulusal Tadım Panelisti Temel Eğitimi, Eğitim Tarihi ve Yeri : 02-04 Ekim - Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Nail ORAMAN Anfisi - Level 1 (temel tadım eğitimi) Eğitime Katılım Bedeli: 400 YTL Ödeme Şekli: Eğitim bedelinin en az %50 sinin (200 TL) 11 Eylül'e , bakiyesinin ise 25 Eylül'e kadar Dernek hesaplarımıza intikal etmesi gereklidir. Eğitimi alamama riskine girmemek için ödemelerin belirtilen tarihlerde gerçekleştirilmiş olmasına hassasiyet gösterilmesi önemlidir.


Dernek banka hesapları: AKBANK - Alsancak Şube kodu 102 - Hesap Numarası 16900 Eğitim Veren Kurum: ORGANIZZAZIONE NAZIONALE ASSAGGIATORI OLIO DI OLIVA


Başvuru adresi 1: Zeytindostu Derneği Başvuru Tel Dernek: 0232 4220102 E-mail: zeytindo...@zeytindostu.org Başvuru adresi


2: Serdar Öçten Ünsal 0 537 660 42 26 E-mail: soun...@gmail.com


Saygılarımızla, Zeytindostu Derneği

14 Ağustos 2009 Cuma

13 Ağustos 2009 Perşembe

TRAFİKTE YAPILAN YANLIŞLAR !!

YER : ANKARA ,İRFAN BAŞTUĞ CADDESİ,AYDINLIKEVLER KAVŞAĞI.

TARİH : 12.08 .2009

SAAT: 16.05

KAVŞAKTA BULUNAN LEVHADA U DÖNÜŞÜ YAPILMAZ İŞARETİ VAR.FAKAT ENTERESAN OLAN KAVŞAKTAKİ TAKSİ DURAĞININ YERİ.KARŞILIKLI OLARAK DURUYORLAR VE HER DEFASINDA GÜNDE ONLARCA KEZ TRAFİK KURALLARINI ÜSTELİKTE TRAFİK POLİSLERİ GÖZETİMİNDE İHLAL EDİYORLAR.DİKKAT EDERSENİZ KURAL İHLALİ YAPAN İKİNCİ TAKSİYE AZ KALSIN ARKASINDA BULUNAN MİNİBÜS ÇARPACAKTI.BİRAZ DİKKATLİ BAKTIĞINIZDA BENZİNLİK İÇERİSİNDE BULUNAN KAVAKLARIN ALTINDA İSE TRAFİK EKİP OTOSU GÖLGELENİYOR !!!

DAHA ÖNCE BUNUN YASAK OLDUĞUNU TAKSİ SÜRÜCÜLERİNİN BİR ÖZELLİĞİMİ VAR DİYE SORDUĞUMDA İSE PİŞKİN MEMURUN CEVABI ; ONLAR ÖZEL DÖNEBİLİRLER !!!! AYNI DURAK İÇERİSİNDE SABAH KAHVALTI,ÖĞLEN YEMEK,AKŞAMÇAY İÇERSENİZ TABİKİ ÖZELLİK SUNARSINIZ!!!!!

HERKESİ SAYGI İLE GÖREVİNİ YAPMAYA DAVET EDİYORUM.YAPMAYANLAR İSE GÖRÜNTÜLERLE BERABER BURADA YAYINLANACAK VE HAKLARINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAKTIR.

12 Ağustos 2009 Çarşamba

ZEYTİNYAĞI VE FAYDALARI


İncire ve zeytine andolsun.” (Tin Suresi, 1)


Zeytin… Sahip olduğu besin değeri ile insan sağlığını koruyan bir mucize…


Çok eski çağlardan bu yana tüketilen zeytin, zamanla önemini daha da arttırmış, sofralardaki daimi yerini alarak insan sağlığının önemli bir koruyucusu olmuştur. Besin değeri oldukça yüksek olan zeytin, aynı zamanda yağıyla da sağlığa olan katkısını arttırmaktadır.


Sağlığa olumsuz hiçbir etkisi olmayan zeytinyağı, içerdiği antioksidanlar sayesinde kalp-damar hastalıkları ve kansere karşı da koruyucu bir etki gösterir. Özellikle günümüzde kalp ve damar şikayetlerinin çoğalması, bu mucizevi besinin insan sağlığı açısından önemini daha da artırmaktadır. Allah zeytinle ilgili olarak ayetlerde şöyle buyurmaktadır:


“Sizin için gökten su indiren O’dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.” (Nahl Suresi, 10-11)


Kaynağı: Zeytinyağı


Son yıllarda yapılan araştırmalar, zeytinin yalnızca lezzetli bir gıda değil, bunun yanında yüksek kaloriye sahip önemli bir besin kaynağı olduğunu da ortaya koymuştur. Zeytinin yanı sıra zeytinin yağı da, önemli bir besin kaynağıdır. Kuran’da zeytin ağacının yağına şu ayetle dikkat çekilmiştir:


“Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herşeyi bilendir.” (Nur Suresi, 35)


Yukarıdaki ayette “mubareketin zeytunetin” ifadesiyle, zeytin “bereketli, kutlu, uğurlu, sayısız yarar sağlayan” anlamlarına gelen mübarek sıfatıyla nitelendirilmiştir. “Zeytuha” ifadesiyle bildirilen zeytinyağı, tüm katı yağların aksine, tüm uzmanlar tarafından başta kalp ve damar sağlığı için olmak üzere en çok tavsiye edilen yağ türü olarak bilinmektedir. Zeytinin ve zeytinyağının sağlık açısından faydalarını şöyle sıralayabiliriz:


Kalp ve Damar Sağlığı Üzerindeki Faydaları:


Zeytin ve zeytinyağının içinde yağ asitleri bulunur. Bu asitlerin çoğu vücut için zaruri olan tekli doymamış omega-6 (linoleik asit) yağlarıdır. Tekli doymamış yağlar kolesterol içermezler. Bundan dolayı zeytinyağı diğer yağların aksine kandaki kolesterol oranını yükseltmemekte, tam tersine kontrol altında tutmaktadır.


Bu konuda yapılan çalışmalarda, 1 hafta boyunca her gün yaklaşık 2 yemek kaşığı doğal zeytinyağı tüketen insanların kolestrol düzeylerinde son derece olumlu sonuçlar elde edilmiştir… Antioksidanlar, vücudumuzdaki zararlı maddeleri etkisiz hale getiren ve hücrenin tahrip edilmesini engelleyen son derece önemli maddelerdir. Düzenli zeytinyağı kullanan insanlarda yüksek antioksidan seviyeleri izlenmiştir. Ayrıca zeytinyağının kalp hastalıklarını önlediği pek çok araştırma ile de tasdik edilmiştir.


Yüksek oranda kalp ve damar hastalıkları vakalarına rastlanan ülkelerde çoğunlukla yüksek kolesterol düzeyine sahip doymuş yağlar tüketilmektedir. Bu yanlış beslenme alışkanlığı Akdeniz diyeti yani zeytinyağı tüketimi ile düzeltilebilmektedir. Zeytinyağı kandaki kolesterolü düzenlediği için kalp ve damar hastalarına ilaç olarak tavsiye edilmektedir.


Bunun yanı sıra zeytinyağı omega-6 yağ asidinin omega-3 yağ asidine oranını da düzenlemektedir. Omega-3 ve omega-6 yağ asitlerinin vücuda belli bir oranda alınması çok önemlidir. Çünkü bu oranlardaki dengesizlik durumunda hastalıklar ve kanser de dahil olmak üzere, kalp ve bağışıklık sistemi ile ilgili birçok hastalığın ilerlemesi söz konusu olmaktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı pek çok insan zeytinyağı ile sağlık bulmaktadır. Amerikan Kalp Birliği, kalp hastalığı riskini azaltmak için yüksek tekli doymamış yağ diyetlerinin, %30 düşük yağlı diyete bir alternatif olabileceğini ortaya çıkarmıştır.


Kanseri önlemedeki rolü:


The Archives of Internal Medicine dergisinde yayınlanan bir çalışma, yüksek oranda zeytinyağı tüketen kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin daha az olduğunu göstermiştir. New York’ta Buffalo Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ayrı bir çalışmada ise, zeytinyağı gibi bitkisel yağlarda bulunan bir madde olan ß-sitosterol’ün prostat kanser hücrelerinin oluşumunu engellemede yardımcı olabildiğini kanıtlamıştır. Araştırmacılar ß-sitosterol’ün hücrelerin bölünmemesi emrini veren hücre içi haberleşme sistemini güçlendirdiği, böylece hücre büyümesi kontrolsüz hale gelmeden kanserin engellenebileceği sonucuna varmışlardır.
Oxford Üniversitesi’ndeki doktorlar tarafından yürütülen son araştırmada da, zeytinyağının bağırsak kanserine karşı koru- yucu özelliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Doktorlar zeytinyağının bağırsak kanserinin başlamasını engellemek için midedeki asitle tepkimeye girdiğini keşfetmişlerdir. Oxford araştırmacıları aynı zamanda zeytinyağının safra asidi miktarını azaltarak ve DAO (diamin oksidaz adlı enzim) seviyesini yükselterek, anormal hücre artışına ve kansere karşı koruyucu olduğunu keşfetmişlerdir.


Ayrıca araştırmacıların raporlarına göre bol miktarda zeytinyağı ve sebze yiyen insanlarda, eklemlerdeki kronik bir hastalık olan romatizmal arterit (atardamar enfeksiyonu) geçirme riski azalmaktadır.

Kemik gelişimine yardımcı olması:

İçerdiği E, A, D, ve K vitaminleri, çocukların ve erişkinlerin kemik gelişimine yardımcı olması, kalsiyum kaybını engelleyerek kemikleri güçlendirmesi bakımından zeytin oldukça önemlidir. Zeytin, yaşlılara da özellikle tavsiye edilmektedir; çünkü sindirimi kolaydır ve minerallerle vitaminlerin vücutta kullanılmasına yardımcı olur. Ayrıca minerallerin kemiklerde çökmesini sağlayarak kalsiyum kaybını da engeller. Kemikler organizmanın mineral yapılarının deposunu oluşturur ve kemiklerde mineral birikimi olmadığı takdirde kemik erimesi gibi ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu bakımdan zeytinin iskelet sistemimiz üzerinde çok olumlu katkısı vardır.

Yaşlanmayı önlemesi: Zeytinyağının içerdiği vitaminler, hücre yenileyici özelliklere sahip oldukları için, yaşlılık tedavisinde de kullanılır, cildi besler ve korurlar. Besinlerle beraber bedenimize “serbest radikal” denilen bazı maddeleri de alırız. Zeytinyağı, başta E vitamini olmak üzere, içerdiği çok sayıdaki antioksidan maddeyle bu zararlı maddelerin vücudumuzda neden olduğu tahribatı önler, hücrelerimizi yeniler, doku ve organlarımızın yaşlanmasını geciktirir.
Tansiyon düşürücü:


Archives of Internal Medicine dergisinin 27 Mart 2000 tarihli sayısında yayınlanan bir çalışma, zeytinyağının yüksek tansiyona olumlu etkisini bir kez daha vurgulamaktadır. Ayrıca zeytin ağacının yaprağı ile tansiyon düşürücü ilaçlar yapılmaktadır.
İç organlara faydaları:


Zeytinyağı mide asidini azaltarak mideyi gastrit ve ülser gibi hastalıklara karşı korur. Bunun yanı sıra safra salgısını harekete geçirerek, sindirimin en mükemmel hale gelmesini sağlar. Safra kesesinin boşalma işlemini düzenler ve safra taşı riskini azaltır. Ayrıca içindeki klor sayesinde de böbreğin çalışmasına yardımcı olur ve böylece vücudun atıklardan arınmasını kolaylaştırır. Bunların yanı sıra beyin damarlarının sağlığına da olumlu etkisi vardır.
Yüzyıllar Öncesinde Bildirilen Gerçek…


Görüldüğü gibi bugün birçok bilim adamı zeytinyağını esas alan beslenme modelinin en ideal model olduğunu düşünmektedir. Bu özelliklerinden dolayı günlük beslenme programında her öğünde bulunması gereken en temel besinler zeytin ve zeytinyağı olarak belirtilmektedir. Allah’ın pek çok ayette dikkat çektiği zeytin bitkisinin faydaları, ancak tıp biliminin gelişmesiyle keşfedilmiştir.


Besin Uzmanlarının ve Tıp Dünyasının Mucize Besini Keşfi…
Zeytinyağı, tüm bu özellikleri dolayısıyla son yıllarda uzmanların oldukça dikkatini çekmektedir. Uzmanların yorumlarından bir kısmı şöyledir:


Harvard Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu Epidemiyoloji Bölümü Başkanı Dr. Dimitrios Trichopoulos: “Amerikalı kadınlar doymuş yağların yerine daha fazla zeytinyağı tüketmiş olsalardı göğüs kanseri riskinde %50 kadar azalma gerçekleşebilirdi.” “Zeytinyağı bazı habis tümör türlerine karşı koruyucu bir etkiye sahiptir: Prostat, göğüs, kolon, pullu hücre ve yemek borusu tümörleri.”


Sağlık ve beslenme konusunda önde gelen otoritelerden biri, CNN’in ödüllü muhabiri, The Food Pharmacy (Besin Eczacılığı) ve Food-Your Miracle Medicine (Besin- Mucize İlacınız) adlı kitapların yazarı ve uluslararası bir köşe yazarı olan Jean Carper: “İtalyanlar tarafından yapılan yeni bir araştırma zeytinyağının, LDL kolesterolünün atardamarları tıkama özelliği de dahil olmak üzere bazı hastalık süreçleriyle savaşan …antioksidanlar içerdiğini bulmuştur.”


Diyetisyen ve beslenme uzmanı, The Pyramid Cookbook: Pleasures of the Food Guide Pyramid (Piramit Yemek Kitabı: Besin Rehberi Piramidinin Lezzetleri) adlı kitabın yazarı olan Pat Baird: “Zeytinyağının çok yönlülüğü… Uzun zamandır var olan zeytin ve onun beden sağlığına olan faydası hakkında daha öğreneceğimiz çok şey var.”


Miami Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden D. Peck: “Zeytinyağının bağışıklık sistemini güçlendirdiği ortaya çıkarılmıştır…”


Milano Eczacılık Fakültesi’nden Bruno Berra: “… natürel sızma zeytinyağının küçük polar bileşenleri LDL’nin oksidasyona olan direncini belirgin şekilde artırır.”
II. Federico Üniversitesi Dahiliye ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden A. A. Rivellese ve G. Riccardi, M. Mancini: “Zeytinyağı insülin direncini engeller ve kandaki glikozun daha iyi kontrolünü sağlar.”


Harvard Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu’ndan Frank Sacks: “Zeytinyağı açısından zengin bir diyet aşırı şişmanlığı kontrol altına almada ve tedavi etmede düşük yağlı bir diyetten daha etkilidir. Ayrıca daha uzun süreli kilo kaybına neden olur ve kiloyu korumak daha kolaydır çünkü güzel bir tadı vardır.”


Çocukların gelişimine katkısı:


Zeytin ve zeytinyağı, içlerinde bulunan linoleik asitten (omega-6 yağ asidi) ötürü yeni doğmuş bebekler ve gelişim çağındaki çocuklar için son derece faydalı besinlerdir. Linoleik asidin eksikliği, gelişimin yavaşlamasına ve hatta birtakım deri rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olur.


Zeytinyağı vücudumuzdaki zararlı maddelerin vücudumuzda neden olduğu tahribatı önleyen antioksidan elementleri ve insan için büyük önem taşıyan yağ asitleri içerir. Bunlar da hormonlara destek olur ve hücre zarının oluşumuna yardımcı olurlar.


Zeytinyağı, insan sütündeki yağ asidi oranına benzer, dengeli bir çoklu doymamış bileşime sahiptir. İnsan vücudu tarafından elde edilemeyen, aynı zamanda vücut için vazgeçilmez önemi olan bu temel yağ asitleri açısından, zeytinyağı yeterli bir kaynaktır. Bu faktörler zeytinyağını, yeni doğmuş bebekler için oldukça faydalı kılmaktadır.


Doğum öncesi ve sonrasında bebek beyninin ve sinir sisteminin doğal gelişimine katkıda bulunmasından dolayı uzmanlarca, annelere önerilen tek yağ, yine zeytinyağıdır. Anne sütüne yakın miktarda linoleik asit içermekle beraber yağsız inek sütüne zeytinyağı katıldığında anne sütü kadar doğal bir besin kaynağı özelliği kazanır.


Sağlık ve Yaşam 'dan alınmıştır.



10 Ağustos 2009 Pazartesi

TÜKENMEDEN TÜKETMEK !!



11.07.2009 Cumartesi saat 18.00 de Ankara da yayın yapmakta olan KANAL B - Başkent Televizyonunda çok güzel bir Program vardı.İsmi bile yetiyordu TÜKENMEDEN TÜKETMEK.........


Bu haftaki konu GDO lu ürünler yani Genetiği değiştirilmiş Organizmalar..Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı sayın Gökhan GÜNAYDIN,HÜ.Prf Dr. Meral AKSOY,Tüketici haklarından Turhan ÇAKAR program konuklarıydı.

Programda Özellikle MISIR,SOYA,KANOLA,PAMUK ta gdo lu kullanımın 1998 den beri devam ettiğini sanılanın aksine tohumların İsrail den değil Amerika,Kanada,Brezilya ve Arjantin den geldiğini söylediler.Üstelik ana ürünlerin yanı sıra 750 adet yan ürün çeşidinin de tüketicilerin haberi olmadan tükettirildiği söylendi.( Yukarıdaki ürünlerin yağları,süt ürünleri,turşu katkıları vs)


Bugüne kadar yapılmış hayvan deneylerinden ortaya çıkan sonuçlardan; %100 olarak Alerji yaptığı,toksik madde oluşumu ile vücutta birikim yaptığı,Antibiyotiklere karşı direnç kazandığı kanıtlanmış bu GDO lu ürünler etiketsiz bir şekilde kullanımıda sağlanmaktadır.
GDO lu ürünlerin tohumları piyasaya sürülürken verim artışı,ilaç kullanımın azaltılması,yabani otlarla mücadelenin kolaylaşması beklendiği söylenmiş fakat araştırmalarda tam tersi sonuçlar çıkmıştır.


Ulusal Bio güvenliği yasa tasarısı taslağında GDO lu ürünlerin güvenirliğinin kanıtlanmadığını ve yanlış olduğunun belirtildiği de söyleniyor. Peki neden çıkmıyor yasa,şimdiye kadar bu halk bilmeden neden bu ürünleri tüketiyor yada tükettiriliyor? Para uğruna insan sağlığı tercih ediliyor.


Şimdi bunları neden yazdım, anlayabilen var mı? Anlayan çokta karşı durabilenler kimler onu öğrenmek istiyorum? Aynı konuyu biliyorsunuz 4-5 ay önce KANOLA savaşımda belirtmiştim.Şimdi bu insanlar Kanola yağını ZEYTİNYAĞIMIZA karıştırıyorlar, tertemiz genetik yapısı belli doğal meyva suyu olarak tüketeceğimiz Zeytinyağımızı kötü emellerine alet edecekler,ediyorlarda.Günlerdir tağşiş diye çığlıklar attım herkes kulaklarını tıkadı,hadi şimdi de tıkayın da , geleceğimiz olan çocuklarımıza vereceğiniz hesabı düşünün .............


Hatırlatmak istedim, unutmadım, unutturmayacağım !!!!!!
Saygılarımla



Serdar Öçten ÜNSAL

Zeytindost/Ankara

0 537 660 42 26


"İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkulur '' !!!!!!!!!!

KOMPLO TEORİSİ



YIL MS.2100
Uzaklarda bir yerlerde, kaf dağının ardında bir ülke varmış.Bu ülkede yaşayan insanlar Sarı saçlı mavi gözlü bir dev 'in önderliğinde ülkelerini işgalcilere karşı savaşarak özgürlüklerini kazanmışlar.Her karış toprak parçası kan ile sulanmış ve bu bereketli topraklar üzerinde tarım gelişmeye başlamış.Her dikilen fidan büyümüş, ağaç olmuş meyve vermeye başlamış.Bu ülkede tütün, fındık,üzüm,buğday,mısır,incir,pamuk ve zeytin en önemli ürünlermiş.Ülke kalkınmaya, insanlar refaha ermeğe, mutlu olmaya başlamışlar.


Özgürlüklerini savaşarak kazanan halk seçtikleri liderler yüzünden hep geri kalmışlar.İktidar olanlar yapışmış koltuklara bir daha da kalkmamışlar.Her ülkede olduğu gibi resmi bir banka kurulmuş adınıda çiftçi bank koymuşlar,çiftçi dostu,köylü dostu olacak ya.Gerçekten ilk yıllarda öyle de olmuş , çiftçilere krediler verilmiş,geri ödenmeyen krediler sübvanse edilmiş,alacaklar taksitlere bağlanmış çiftçi mağdur olmasın diye görev zararı kaydedilmiş .Türk çiftçisi bu ,öyle hemen borç ödeyebilirmi,gel zaman git zaman bu kaf dağının ardındaki ülkede gelişmelere bağlı olarak kurulan özel bankalarda ,yabancılara satılmaya başlanmış.Adını paranın kazanç getirmesinden ve özgürlüğümüzün mavisinden alan bankalar çiftçi dostuyuz diyerek , çiftçilere kredi ve kredi kartı dağıtmaya başlamışlar.

Öte yandan da suyun uyuyup düşmanın uyumadığı günlerde,( cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş),özelleştirme adı altında tersanler limanlar kazanç sağlayan tüm kurumlar satılmış.İletişimde çağ atlanmış gizlilik insan hakları ihlal edilmiş,iletişim sağlayan kurumlarda yabancı ellere geçince herkes paranoyak olarak dolaşmaya başlamış.


Bu kaf dağının ardındaki ülkede tarım zamanla unutturulmaya çalışılmış,üretime sınırlamalar getirilmiş,genetiği değiştirilen organizmaların olduğu ürünler halka yedirilmiş,tarlalarına dikim teşvik edilmiş,ülkenin kaynaklarının yerine yabancı ürünler dikilmiş,yerli malı yurdum malı herkes onu kullanmalı diye sözler söyleyip ilkokullarda beslenme saatleri düzenlenerek çocuklara aşılanan sözler unutulmuş,yabancı özenirliği alıştırılmış.Tam bağımsızlıktan yarı bağımsızlığa geçilerek, uzun vadede ellerinden alınacak olan bağımsızlıklarına karşı uyutma politikaları geliştirilmiştir.Okumadan,düşünmeden,tartışmadan yoksun öğrenciler mezun olunca ülkede uzlaşı kültürüde kalmamış.(iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.)


Çiftçi dostu gibi görünen özel bankaların sahipleri ,savaşlarla ele geçiremedikleri toprakları nasıl ele geçiririz planını uygulamaya koymuşlar.Çiftçilere bolca krediler dağıtılmış,kredi karşılıklarıda ev,araba,vb.ipotekler yerine tarlalar olmuş.Çiftçi uyanık zannediyor ya kendisini, bu bankaların verdiği 10 birim krediye karşılık 20 birim ev ipoteği alması yerine 3 birimlik tarlayı ipotek almasını zafer zannetmiş.Alışkın olduğu gibi borcunu ödememiş,bu özel bankalar yavaş yavaş yıldırma politikaları ile ; çiftçileri tarlalarından soğutmuş,sonrada bakın işte ödemediniz bende tarlalarınıza el koyuyorum demiş.Zaten git gelden yorulan çiftçi,zaten para kazanamıyoruz, alın tarlada sizin olsun,bağda sizin olsun,zeytinliklerde sizin olsun demiş.Çünkü vereceği pamuk tarlası,tütün tarlası,fındık tarlaları ,buğday ve mısır tarlaları zaten daha başta elinden alındığından başka verecek toprak bulunamamış.


istikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. bir gün, istiklâl ve cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin.



Kaf dağının ardındaki o ülkenin insanlarına bugün ne olduğunu bilen yok !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!



Serdar Öçten ÜNSAL
Zeytindost/Burhaniye 0 537 660 42 26